Fon krizinin gölgesinde halka arz sessizliği

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 3 Eylül'de Net Global Endüstriyel Yatırımlar'a verdiği onayın ardından yeni bir ilk halka arz kararı çıkmadı. Üç haftayı aşan sessizlik, 17 Eylül'de 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla başlayan fon kriziyle aynı döneme denk geldi.

Abone ol
Fon krizinin gölgesinde halka arz sessizliği
Abone ol Haberi dinle

Borsamatik Özel Haber

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yeni halka arzlara yönelik onaylarında son haftalarda dikkat çeken bir duraklama yaşanıyor.

Kurulun 3 Eylül 2026 tarihli bülteninde Net Global Endüstriyel Yatırımlar'ın halka arzına onay verilmesinin ardından üç haftayı aşkın süredir yeni bir ilk halka arz kararı çıkmadı.

Halka arz tarafındaki bu sessizlik, sermaye piyasalarının son dönemde yaşadığı fon kriziyle aynı döneme denk geliyor.

Özellikle 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla birlikte SPK'nın gündeminde fonların tasfiyesi, yatırımcıların varlıklarına erişimi ve piyasa likiditesinin korunması öne çıktı.

Bu nedenle yeni halka arzlara verilen aranın, fon krizinin yarattığı piyasa koşullarıyla bağlantılı olabileceği değerlendirmeleri güçleniyor.

Son halka arz onayı 3 Eylül'de

SPK, 3 Eylül tarihli 2026/56 sayılı bülteninde Net Global Endüstriyel Yatırımlar AŞ'nin halka arzına onay verdi. Şirketin 250 milyon TL olan mevcut sermayesinin 312,5 milyon TL'ye çıkarılması ve 62,5 milyon TL nominal değerli payın halka arz edilmesi kararlaştırıldı. Halka arz fiyatı 25,52 TL olarak belirlendi.

Bu kararın ardından yayımlanan SPK bültenlerinde yeni bir ilk halka arz onayı yer almadı.

Buna karşılık Kurul, sermaye artırımları, borçlanma araçları, yatırım fonları ve diğer sermaye piyasası işlemlerine ilişkin kararlarını sürdürüyor. Dolayısıyla son haftalardaki dikkat çekici gelişme, özellikle yeni şirketlerin borsaya girişine ilişkin onayların kesilmesi oldu.

Halka arz sessizliği fon krizinin hemen öncesinde başladı

Halka arzlarda yaşanan duraklamanın zamanlaması dikkat çekiyor.

3 Eylül'de verilen son halka arz onayının ardından yeni onayların gelmediği dönemde Borsa İstanbul'da fon kaynaklı satış baskısı giderek belirginleşti. Özellikle bazı serbest fonların yüksek miktarda hisse pozisyonu taşıması ve yatırımcıların fondan çıkış taleplerinin artması, piyasadaki likidite tartışmalarını beraberinde getirdi.

17 Eylül'de ise SPK, 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fonun tasfiyesine karar verdi.

Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü 800 milyar TL'nin üzerinde bulunurken, SPK'nın 23 Eylül'de yaptığı açıklamaya göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı yer alıyor.

Böylece sermaye piyasalarının öncelikli gündemi yeni halka arzlardan, mevcut fonların tasfiyesine ve yatırımcıların paralarının nasıl nakde çevrileceğine kaydı.

131 fonun tasfiyesi piyasayı yeni bir sürece soktu

Fon tasfiyesinin en önemli başlığı, portföylerde bulunan varlıkların piyasayı bozmayacak şekilde nakde çevrilmesi.

SPK, tasfiye sürecinin başlangıcında üç aylık süre öngörürken daha sonra bu süreyi altı aya çıkardı. Düzenlemenin temelinde fon portföylerindeki varlıkların piyasa koşullarına uygun şekilde ve zamana yayılarak satılabilmesi bulunuyor.

Bu süreçte özellikle düşük halka açıklık oranına sahip hisselerdeki fon pozisyonları dikkat çekti. Bazı hisselerde fonların taşıdığı pozisyonların şirketlerin fiili dolaşımdaki paylarına oranının oldukça yüksek seviyelere ulaştığı görüldü.

Bu durum, fonların satış yapması halinde bazı hisselerde fiyat hareketlerinin sertleşebileceği endişelerini artırdı.

SPK'nın önceliği likidite ve yatırımcı güvenine döndü

Fon krizinin ardından SPK'nın önündeki en önemli başlıklardan biri piyasanın likiditesinin korunması oldu.

Çünkü bir tarafta yüz binlerce yatırımcının fonlardaki varlıklarının nakde çevrilmesi beklenirken, diğer tarafta yeni halka arzlarla piyasaya yeni payların ve yeni yatırım taleplerinin gelmesi söz konusu olacaktı.

Halka arzların devam etmesi, özellikle mevcut piyasanın yüksek satış baskısıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde yatırımcı talebinin yeni şirketlere yönelmesini gerektirecekti.

Bu nedenle son üç haftalık halka arz sessizliği, fon krizinin ardından oluşan piyasa koşullarıyla birlikte değerlendirildiğinde daha dikkat çekici hale geliyor. Şimdilik sermaye piyasasının odağında yeni şirketlerin borsaya gelmesinden çok, 131 fonun tasfiyesi, 455 bin 758 yatırımcının varlıklarının nakde çevrilmesi ve piyasadaki likiditenin yeniden dengelenmesi bulunuyor.

Yasal Uyarı Notu: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Kategoriler Borsa Halka Arzlar
Yorumlar