İran ekonomisine ABD darbesi

ABD`nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilerek yürürlüğe koyduğu geniş çaplı yaptırımlar, İran`da ekonomik sorunları derinleştirdi. İran ekonomisinin can damarı petrol sektörünü hedef alan yaptırımlardan bir yıl sonra Tahran yönetimi, ABD`nin tek taraflı adımlarına karşı Avrupa`nın gerekli önlemleri almasını bekliyor.

Abone ol
Abone ol

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak  adlandırılan nükleer anlaşmadan çekilme kararının ardından açıkladığı ambargolar  geçen yıl 7 Ağustos ve 5 Kasım olmak üzere iki aşamayla devreye girdi. ABD, ilk  aşama yaptırımlarla İran'ın dolar, altın ve değerli madenlere erişimini  yasaklarken, bu ülkenin çelik, kömür, alüminyum ticareti ile otomotiv ve sivil  havacılık sektörlerini de hedef aldı. 5 Kasım'da getirilen ikinci aşama  yaptırımlarla da Tahran'ın petrol ve enerji ticareti darbe aldı.

Washington, petrol yaptırımlarının hayata geçmesinden bir kaç gün  sonra İran'dan petrol ithal eden Türkiye, Çin, Japonya, Güney Kore, Tayvan,  Hindistan, İtalya ve Yunanistan'ı 6 ay süreyle petrol yaptırımlarından muaf  tuttu. Bu sürede İran petrolünün küresel pazara akışı devam etse de günlük petrol  ihracatı yaklaşık 1 milyon varil düştü.

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülkeye tanınan 6 aylık muafiyet  uzatılmadı. ABD, 2 Mayıs'tan itibaren Tahran'dan petrol sevkiyatına devam eden  ülke ve şirketleri yaptırım uygulamakla tehdit etmesiyle İran'ın petrol ihracatı  hızla düşüşe geçti.

İRAN'IN PETROL İHRACATI YÜZDE 82 AZALDI

İran Ulusal Petrol Şirketinin verilerine göre, ülkenin yaklaşık 158  milyar varil ham petrol, 34 trilyon metreküp de doğal gaz rezervi bulunuyor.

Venezuela ve Suudi Arabistan'ın ardından Petrol İhraç Eden Ülkeler  Örgütünde (OPEC) en büyük üçüncü petrol rezervine sahip İran, dünyada Kanada'nın  ardından en büyük dördüncü büyük petrol rezervine sahip ülke konumunda.

İran Petrol Bakanlığının istatistiklerine göre, ABD anlaşmadan  ayrılmadan önce ülke Nisan 2018'de günlük 2,8 milyon varil ham petrol ve kondensat ihracat ediyordu.

İran'ın ihracat miktarı üçüncü ülkelerin verilerine göre, bu yıl eylül  ayına gelindiğinde günlük 500 bin varilin altına indi. Buna göre, Tahran'ın petrol ihracatı yaptırımlardan sonra günlük 2,3 milyon varil kayıpla yüzde 82 düştü.

ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook, petrol yaptırımları nedeniyle  İran'ın bu sektördeki gelirinin azaldığını belirterek, "Sadece petrol  yaptırımları İran rejimini yıllık 50 milyar dolar gelirden mahrum bırakacak. Baskılar devam edecek ve bu baskılar İran rejimi için sürdürülebilir değil"  ifadelerini kullandı.

ÇİN İRAN'DAN PETROL SEVKİYATLARINI AZALTTI

Tahran'ın en büyük iki müşterisi Hindistan ve Çin'in yaptırımlardan  sonra İran'dan petrol ithalatı ciddi oranda azaldı. İran, özellikle Çin'e petrol  ihraç etmeye devam ediyor ancak petrol sevkiyatlarını gizli tutuyor. Bu yüzden  İran'ın petrol ihracat rakamları net şekilde tespit edilemiyor. Çin Genel Gümrük  İdaresinin verilerine göre, ABD anlaşmadan çekilmeden önceki süreçte İran'dan  günlük yaklaşık 800 bin varil ham petrol ithal eden Çinli şirketler, bu yılın  eylül ayında 250 bin varil petrol ithal etti.

Hindistan'ın ise İran'dan az miktarda petrol almaya devam ettiği  sanılıyor. AB ülkeleri ile Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler her ne kadar  yaptırımlara karşı olsa da ABD'nin tehditleri sonucu petrol sevkiyatlarını  tamamen durdurdu.

İRAN PARA BİRİMİNİN DEĞER KAYBI DURDU

Geçen yıl mayıs ayında serbest piyasada 6 bin 500 tümen seviyelerinde  olan 1 ABD doları yine geçen yıl eylül ayında 19 bin tümene kadar yükseldi. Daha  sonra tümen karşısında tekrar düşüşe geçen dolar kuru 11 bin 300 tümen  seviyelerine kadar geldi. Buna göre, İran para birimi bu süreçte dolar karşısında  yüzde 73 değer kaybetti ancak büyük değer kayıpları eskiye oranla azaldı.

İran ekonomisindeki kriz yalnızca ulusal paranın dolar karşında değer  kaybıyla sınırlı kalmadı. Para biriminde yaşanan değer kaybı dış ticareti zora  sokarken enflasyonun yükselmesine ve ekonominin daralmasına neden oldu.

İran Merkez Bankasının verilerine göre, İran ekonomisinde nükleer  anlaşmanın devreye girdiği 2016'da yüzde 12,5, 2017'de ise yüzde 3,7 büyüme  gerçekleştirdi. 2018'de ise ekonomi yüzde 3,9 küçüldü. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünümü raporunda İran ekonomisindeki daralmanın bu yıl  yüzde 9,5'e çıkacağını açıkladı.

Ülkede enflasyon, 2016'da nükleer anlaşmanın yürürlüğe girerek  yaptırımların kaldırıldığı dönemde 26 yıl aradan sonra ilk kez yüzde 9'a  geriledi. ABD'nin geçen yıl anlaşmadan çekilerek yaptırımlar uygulamasıyla ise  enflasyon yüzde 52,1'e kadar çıktı. İran İstatistik Merkezinin verilerine göre,  eylül ayına gelindiğinde son bir yıllık enflasyon yüzde 42 oldu. Enflasyonun  kontrol edilememesi alım gücünü doğrudan etkiledi. İran'da bu yıl 1 milyon 516  bin tümen olarak belirlenen asgari ücret, ABD anlaşmadan çekilmeden önceki  süreçte dolar bazında yaklaşık 200 dolara eşitken söz konusu rakam bugün itibarıyla serbest piyasa kuruna göre 134 dolara gerilemiş durumda.

AVRUPA ÜLKELERİ BEKLENTİLERİ KARŞILAMADI

Nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları Almanya, Fransa ve İngiltere'nin  İran'la ticareti kolaylaştırmak ve Avrupalı şirketleri ABD'nin yaptırımlarından  korumak için yılbaşında kurdukları AB destekli Instex adlı ödeme mekanizmasının  sadece gıda ve ilaç ticaretini kapsaması İran'ın tepkisini çekti. Petrol ve bağlı  ürünleri kapsamayan Instex ise hala devreye girmedi.

Avrupa'yı ABD'nin İran aleyhindeki adımlarına karşı etkisiz kalmakla eleştiren Tahran yönetimi, anlaşmanın tarafı BM Güvenlik Konseyi üyeleri ve  Almanya'dan mutabakatın korunmasını istedi ancak beklentisi karşılanmadı. Bunun  üzerine Tahran yönetimi, 8 Mayıs'ta anlaşmanın taraflarının İran'ın çıkarlarını  koruyacak adımlar atana kadar iki aylık sürelerle anlaşmadaki taahhütlerini  azaltma sürecine gideceğini açıkladı.

İRAN'IN NÜKLEER ANLAŞMADAKİ TAAHHÜTLERİNİ AZALTMA SÜRECİ

İran, bu kapsamda mutabakatta belirtilen uranyum stok miktarını 1 Temmuz'da, zenginleştirilmiş uranyum limitini ise 8 Temmuz'da aştığını duyurdu. Tahran yönetimi, 7 Eylül'de anlaşmadaki taahhütlerini azaltma kararının üçüncü  adımı olarak uranyumu yüzde 20'den fazla zenginleştirme kapasitesine sahip  gelişmiş santrifüjler kullanacaklarını açıkladı.

Uranyumu yüzde 20 saflıkla zenginleştirmek nükleer bomba üretimi için gerekli yüzde 90 saflıkta parçalanabilir uranyuma ulaşmak için önemli bir eşik  kabul ediliyor. İran, nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının ABD yaptırımlarına  karşı petrol satışına imkan sağlayamaması halinde kasım ayının ilk haftasında  anlaşmadaki taahhütlerini azaltmada dördüncü adımı atmayı planlıyor.

 

Yorumlar