Merkez Bankası'ndan 'enflasyon' vurgusu

Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeleri yakından izleyeceğini kaydeden Para Politikası Kurulu, parasal duruşun, enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirleneceğini ifade etti.

TCMB, politika faizini yüzde 24 seviyesinde bıraktığı son Para Politikası Kurulu toplantısının özetini yayınladı.

Açıklamada iç talep gelişmeleri ve parasal sıkılaştırmanın etkilerinin enflasyondaki düşüşü desteklediği belirtilirken, fiyat istikrarı için tüm araçların kullanılmaya devam edileceği aktarıldı.

Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğini kaydeden Para Politikası Kurulu, parasal duruşun, enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirleneceğini ifade etti.

Son dönemdeki ekonomik verilerin ekonomide dengelenme sürecinin devam ettiğini gösterdiğini belirten PPK, jeopolitik faktörlere bağlı belirsizliklerin azalması durumunda ve sıkı para politikası duruşu ile enflasyon odaklı makro politika bileşimi neticesinde ülke risk priminin gerilemeye devam edeceğini ve bu durumun ekonomideki toparlanma sürecini destekleyeceğini kaydetti.

"Gıda, enerji ve temel mal gruplarında düşüş var"

Kurulun 12 Haziran'daki toplantısına ilişkin yayımlanan özete göre mayıs ayında tüketici fiyatları yüzde 0,95 arttı ve yıllık enflasyon 0,79 puan düşüşle yüzde 18,71'e geriledi.

Bu dönemde yıllık enflasyon hizmet grubunda yatay seyrederken; gıda, enerji ve temel mal gruplarında düşüş gösterdi. Gıda yıllık enflasyonu taze meyve ve sebze fiyatları öncülüğünde geriledi. Enerji grubunda ılımlı bir aylık artış görülürken, yıllık enflasyon baz etkisiyle düşüş gösterdi. Temel mal enflasyonundaki yavaşlama ise alt gruplar itibarıyla sürdü. Çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonundaki yavaşlamanın devam etmesine karşın, ana eğilimde bir miktar yükseliş gerçekleşti.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu taze sebze ve meyve fiyatlarına bağlı olarak yüzde 45,69'dan yüzde 35,33'e geriledi. İşlenmiş gıda grubunda ise birikimli maliyet artışlarının fiyatlara yansımasına bağlı olarak yüksek bir aylık fiyat artışı gözlendi.

Enerji grubu fiyatları mayıs ayında yüzde 0,25 artarken, şebeke suyu ücretlerindeki düşüş fiyat artışının ılımlı gerçekleşmesinde belirleyici oldu. Türk lirasında son dönemde gözlenen değer kaybının akaryakıt fiyatlarına olan yansıması eşel mobil uygulamasına bağlı olarak sınırlı gerçekleşti.

Mayıs ayında temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,86 puan gerileyerek yüzde 16,59 oldu. Bu gerilemeye tüm alt gruplar destek verdi. Nisan ayında mevsimsel ortalamaların altında kalan giyim grubu fiyat artışı, daha sınırlı olmakla birlikte, mayıs ayında da benzer bir eğilim gösterdi. Döviz kurunda son dönemde gözlenen artışın enflasyonist etkilerine karşın, iç talepteki zayıf seyrin temel mal grubu enflasyonunun yavaşlamasına katkı sunduğu değerlendiriliyor. Hizmet grubu yıllık enflasyonu mayıs ayında yüzde 15,15 ile yatay seyretti, grup ana eğilimi ise yükseliş gösterdi. İç talepteki zayıf seyrin hizmet enflasyonu üzerindeki düşürücü etkisinin, bazı kalemlerdeki birikimli maliyet artışının yanı sıra, geçmiş enflasyona endeksleme ve yüksek enflasyon beklentilerine bağlı olarak sınırlandığı değerlendiriliyor.

"Net ihracat yıllık büyümeye güçlü katkısını sürdürdü"

PPK toplantı özetine göre gayri safi yurt içi hâsıla (GSYH) 2019 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 2,6 gerilerken, dönemlik yüzde 1,3 arttı. İlk çeyrekte gözlenen toparlanma, başta kamu kesiminin destekleyici duruşu olmak üzere, yurt içi talep kaynaklı oldu. Net ihracat dönemlik büyümeye katkı vermezken, yıllık büyümeye güçlü katkısını sürdürdü.

Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izliyor. Kamunun harcamalar kanalıyla verdiği desteğin ve kredi ivmesinin yılın ilk çeyreğine göre zayıflamasının yanında yakın zamanda artan finansal oynaklık ve risk primi yurt içi talebi sınırlıyor. Böylelikle, iç talep gelişmeleri enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam ediyor.

Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere son dönemde küresel büyüme görünümüne ilişkin kısmi yavaşlama sinyallerine rağmen dış talep nispeten gücünü koruyor. Yurt içi talepteki yavaşlamaya bağlı olarak firmaların dış piyasalara yönelme eğilimi ve pazar çeşitlendirme esnekliği mal ihracatını destekliyor; gecikmeli döviz kuru etkileri, krediler ve iktisadi faaliyetteki yavaş seyir ithalat talebini sınırlıyor; turizmdeki güçlü seyirle birlikte dış dengedeki iyileşme hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu doğrultuda net ihracatın yıllık büyümeye güçlü katkısının ve cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi bekleniyor.

İş gücü piyasası verileri, iktisadi faaliyetteki yavaş seyri teyit ediyor. 2019 yılının şubat dönemi verilerine göre bir önceki döneme kıyasla hizmet istihdamında artış görülürken, sanayi ve inşaat sektörlerindeki istihdam kayıpları devam etti ve işsizlik oranları yükselişini sürdürdü.

"Parasal sıkılaştırmanın etkileri enflasyondaki düşüşü destekliyor"

Özete göre küresel iktisadi faaliyette gözlenen ivme kaybı hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızlarındaki yavaşlamanın belirginleşmesiyle devam ediyor.

ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret gerilimi, gelişmiş ülkelerin büyüme oranlarındaki yavaşlamanın beklenenden daha fazla olması ve bazı gelişmekte olan ülkelerin finansal piyasalarında gözlenen dalgalanmalar gibi nedenlerle küresel ekonomi politikalarında belirsizliğin yüksek seyretmesi küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutuyor.

Küresel enflasyon oranları, ham petrol fiyatlarında nisan-mayıs döneminin büyük kısmında gözlenen yatay seyrin de katkısıyla ılımlı seviyelerini korudu. Ham petrol fiyatlarının mayıs ayının üçüncü haftasından sonra küresel ticaret gerilimleri ve büyümeye dair endişelere bağlı olarak belirgin şekilde gerilemesine karşın, gelecek dönemde ham petrol fiyatlarında, talep görünümü ve jeopolitik risklere bağlı olarak, yüksek oynaklık gözlenmesi muhtemel görülüyor.

Gelişmiş ülkelerde para politikası görünümü bir önceki PPK dönemine göre gevşedi. Ancak, küresel ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin ve finansal piyasalardaki oynaklığın yüksek olması nedeniyle, gelecek dönemde gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları dalgalı bir seyir izleyebilecek. Bunun yanında, süregelen jeopolitik sorunlar ve ülkelere özgü kırılganlıkların da gelişmekte olan ülkeler grubuna yönelen portföy akımları üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor.

İç talep gelişmeleri ve parasal sıkılaştırmanın etkileri enflasyondaki düşüşü destekliyor. Bununla birlikte Kurul, fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlamak ve enflasyonun düşüş sürecini hızlandırmak amacıyla sıkı parasal duruşun korunmasına karar vererek politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tuttu.

Kurul, jeopolitik faktörlere bağlı belirsizliklerin azalması durumunda ve sıkı para politikası duruşu ile enflasyon odaklı makro politika bileşimi neticesinde ülke risk priminin gerilemeye devam edeceği ve bu durumun ekonomideki toparlanma sürecini destekleyeceği değerlendirmesini koruyor.

Yorumlar