OECD’den Türkiye için yüzde 2,7 büyüme tahmini
OECD, küresel büyüme tahminini 2026 için yüzde 2,9’a yükseltirken, 2027 öngörüsünü yüzde 3’e indirdi. Raporda Orta Doğu’daki savaş, enerji fiyatları ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler öne çıktı.
Abone ol
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu “Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceği tahmin edilirken, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,9 olacağı öngörüldü.
OECD’ye göre küresel ekonomi 2025’te yüzde 3,4 büyüdü. Bu yılın ilk yarısında büyüme hızı yavaşlasa da Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin olumsuz etkilerine rağmen birçok ülkede ekonomik faaliyet dayanıklılığını korudu.
Yapay zeka alanındaki gelişmelerin güçlü seyrini sürdürmesi de yatırım, üretim ve ticareti destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Küresel büyüme tahmini 2026 için yükseltildi
OECD, küresel ekonomik büyüme tahminini haziran ayındaki öngörüsüne göre 0,1 puan artırarak 2026 için yüzde 2,9’a çıkardı. Kurum, 2027 büyüme tahminini ise 0,1 puan düşürerek yüzde 3’e revize etti.
|
Dönem |
Küresel büyüme tahmini |
|---|---|
|
2025 gerçekleşme |
%3,4 |
|
2026 tahmini |
%2,9 |
|
2027 tahmini |
%3,0 |
Raporda, artan fiyat baskılarının, reel gelir artışındaki zayıflamanın ve yüksek faiz oranlarının birçok ekonomide kısa vadeli büyüme ivmesini yavaşlatacağı belirtildi.
Buna karşılık, yapay zeka yatırımlarının devam etmesi ve enerji fiyatlarında beklenen düşüşün ekonomik faaliyeti 2027’de bir miktar güçlendirmesi bekleniyor.
Orta Doğu’daki savaş ve enerji fiyatları risk oluşturuyor
OECD, küresel ekonomik görünümün büyük ölçüde Orta Doğu’daki savaşta kalıcı bir çözüm bulunup bulunmamasına bağlı olmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Üretimdeki darboğazlardan kaynaklanan yüksek rafineri marjlarının tüketici fiyatları ve işletme maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu ifade edildi. Enerji fiyatlarının yanı sıra, aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisiyle bazı tarım ürünlerinin fiyatlarının da yüksek seyrettiği kaydedildi.
Raporda ayrıca gümrük vergileri ve ihracat kısıtlamaları dahil ticaret politikalarındaki değişikliklerin belirsizliği artırdığı ve arz kesintilerine katkıda bulunduğu belirtildi.
Uzun vadeli faiz oranlarına ilişkin endişeler
OECD, uzun vadeli mali riskler ve yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihracına ilişkin endişelerin artmasıyla birçok ekonomide uzun vadeli faiz oranlarının en az 15 yılın en yüksek seviyesine çıktığını bildirdi.
Kurum, bu gelişmelerin yanı sıra yüksek faizlerin ve fiyat baskılarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin yakından izlenmesi gerektiğine işaret etti.