AP'deki Türkiye karşıtı olumsuz hava sürecek mi?

Uzmanlar, AP seçim sonuçlarının Avrupa'nın iç dengelerine ilişkin göstergelerini ve AB'nin Türkiye ile ilişkilerine olası yansımalarını değerlendirdi.

Abone ol
Abone ol

Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Dekanı Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, aşırı sağın yükselişinin Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine yansıdığını ve bu durumun ortaya koyacağı sonuçların önemli olduğunu belirtti.

Güney, "AP'nin kararları bağlayıcı değil, tavsiye niteliğinde ve bugüne kadar zaten genelde ortaya çıkan kararlar hep son yıllarda Türkiye karşıtlığı üzerine kurgulanmıştı. Dolayısıyla bundan sonra da bundan daha iyimser bir sonuç beklemek biraz iyi niyetlilik olur." dedi.

AP seçim sonuçlarını AB'nin iç dengeleri çerçevesinde değerlendiren Güney, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, Türkiye ile ilgili kararları etkilemek dışında, AB'deki ülkelerdeki merkez partilerin nasıl erozyona uğradığını gösteriyor ve bununla ilintili olarak bütün aşırı uçların da bir şekilde merkezi partilerin bile, bu yönde popülizm gibi bütün korkulara ön açtığı anlamına geliyor. Ayrıca, bu gidişatın aslında Avrupa'nın kendisi açısından 'Avrupalılık, AB'yi oluşturan değerler ve çok kültürlülüğün', bütün bunların erozyona uğraması anlamına geliyor."

"Türkiye'ye karşı olumsuz hava daha da artacak"
Antalya Bilim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, AP seçimlerinde aşırı sağın yükselişinin görüldüğüne işaret etti.

Merkez sol ve merkez sağ partilerin güç kaybettiğini, diğer partilerin ivme kazandığını vurgulayan Oğuzlu, "Böyle bir manzara karşısında AP'deki hakim grupların Türkiye gibi ülkelerin olası üyeliklerine daha da mesafeli olacağını tahmin edebiliriz. Zaten AP içerisinde Türkiye'ye karşı olumsuz bir hava var. Bu olumsuz hava daha da artacak." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye-AB ilişkilerine ivme verecek görünüm arz etmiyor"
İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Emre Gönen de AP seçimlerine katılımın yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Son 20, 25 senedir katılım daha da düşüyordu ancak bu kez katılımda 5 ila 8 puan ciddi yükselme var. Bu, AB'nin insanların politik gündeminde daha fazla yer aldığını göstermesi bakımından iyi bir şey." dedi.

Seçimlerin kötü yanını ise "aşırı sağ motivasyonu ve seferberliği"nin görülmesi olarak nitelendiren Gönen, AB karşıtı aşırı sağ partilerin yüksek sonuçlar aldığını ancak yine de bu sonuçların tahmin edilenden daha az olduğunu kaydetti.

Gönen, sonuçlara bakıldığında anketlerde ön plana çıkmayan Yeşiller'in yükselişte olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Kaybedenler tarafına baktığımızda da müesses partilerle yani sağ muhafazakar, AB'yi destekleyen partilerle sol sosyal demokratlarda çok ciddi bir gerileme var. Fransa'da yüzde 6, Almanya'da yüzde 15 gibi son derece düşük skorlar da var. Genel olarak AP'de yine merkez sağ ve merkez sol ağırlığı var ama bunlar artık çoğunluk değil. Liberaller çok arttı, Yeşiller çok arttı bir de AB'ye karşı olan 'Avrupa şüphecisi, euroseptik' dediğimiz aşırı sağ arttı."

Türkiye'ye yönelik en radikal eleştirileri yapan Avrupa kurumunun AP olduğunu hatırlatan Gönen, "AP iki kez Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin tümüyle sonlandırılması isteğini Avrupa Birliği Konseyine iletti, kabul görmedi ama bu yeni haliyle de bu ilişkileri düzeltecek, bu ilişkilere ivme verecek bir görünüm arz etmiyor. Aşırı sağ ne kadar yükselirse Türkiye'yi AB'nin dışına itmek isteyen güçler o kadar konsolide oldu demek." diye konuştu.

Gönen, Türkiye-AB ilişkilerinin AP'nin yapısından etkilenmekten ziyade yapısal değişikliklere ihtiyaç duyduğunu da vurguladı.

Yorumlar