Merkez'in 2020 faiz politikası ne olacak?

Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) açısından 2020'nin ilk yarısında bekle-gör temasının öne çıkacağını ve yılın tamamında ölçülü indirimlerin olabileceğini ifade etti.

Abone ol
Abone ol Haberi dinle

AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankasının faiz kararı ve gelecek dönem para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

TCMB'nin faiz indiriminin piyasa beklentilerinin üst sınırına yakın gerçekleştiğini belirten Bürümcekçi, bankanın son iki ay kullandığı, "Gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğu değerlendirilmektedir" cümlesinden ise "büyük ölçüde" tanımı çıkarılarak yüklü indirimler sonrası faiz indirimlerine bir süre ara verilebileceği yönünde mesaj verildiğini söyledi.

Bürümcekçi, yüklemeli faiz indirimlerinin tamamlamış olabileceğini ifade ederek, "Politika faizinin düşürülmesiyle önümüzdeki dönemde ortalama fonlama maliyeti haftalık repo faizi ile yakın seyredecek" dedi.

Enflasyonun, gelecek yıl ilk çeyrek boyunca, bu yıl sonu seviyelerinin biraz daha üzerinde seyretme durumu nedeniyle, faiz indirimlerine bir süre ara verilmesi gereğinin giderek arttığına işaret eden Bürümcekçi, şunları kaydetti: "Bu yüzden de, en iyi ihtimalle kısa vadede göreceğimiz yüzde 10-11 civarındaki ana enflasyon eğilimiyle ve TCMB'nin hedeflediği düşünülen yüzde 2 civarındaki bir reel faizle uyumlu olabilecek politika faizi seviyesinin yakalandığını düşünüyorum. Bundan fazlasının zorlanması ise TL açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Enflasyonda ilerleyen dönemde aşağı yönlü sürprizler olması ve beklentilerin belirgin iyileşmesi durumunda sınırlı da olsa indirimlere devam edip etmeyeceği ancak uygulamada belli olacaktır. TCMB’nin son Beklenti Anketi’nde politika faizine ilişkin 6 ay ve 12 ay sonrası beklentisi yüzde 11,5 ve yüzde 10,6 ile indirimlerin daha düşük hızda da olsa gelecek yılda da devam edeceği beklentisini yansıtmıştı."

"Toplantı sayısının 12'ye çıkarılması hızlı karar vermenin önünü açacak"

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve ekonomist Özlem Derici Şengül de TCMB'nin enflasyon ile ilgili değerlendirmeleri arasında en önemlisinin "mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğu" ifadesinden "büyük ölçüde" ibaresinin çıkartılması olduğunu belirtti.

Bunun, TCMB'nin şu an uygulamakta olduğu gevşek para politikasının sonuna yaklaşıldığı ve gelecek dönemde dezenflasyonla uyumlu para politikasının bu kadar gevşek bir para politikası olmayacağı anlamına geldiğini söyleyen Şengül, enflasyonun 2020'nin ilk yarısında çift haneli oranlarda devam etmesini beklediklerini ifade etti.

Şengül, Merkez Bankasının mevcut talep koşulları ve enflasyon değerlendirmesini göz önünde bulundurduğunda 2020'de faiz indirimlerine ara verileceğini ya da ölçülü indirimlerden oluşan küçük adımlarla ilerleneceğini dile getirdi.

PPK toplantı sayısının 8'den 12'ye yükseltilmesinin TCMB'nin değişen koşullara göre daha hızlı karar verebilmesinin önünü açtığını değerlendiren Şengül, "2020'de toplam 250 baz puanlık bir indirimin gerçekleşmesi yönünde beklentimiz var" ifadelerini kullandı.

"2020 politika faizi beklentimiz yüzde 10,50"

Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek ise Merkez Bankasının PPK sonuç metnine bakıldığında, alınan karara ana belirleyici olarak bu yıla dair TCMB beklentisi olan enflasyon alt bandına yakınsama olasılığının öne çıktığını ifade etti.

TCMB açıklamasının ardından 2020 yılı politika faizi beklentileri olan yüzde 10,50 seviyesinde herhangi bir değişikliğe gitmediklerini söyleyen Gödek, "Enflasyonun yüzde 12'li seviyelerde 2020'nin ilk yarısını geçireceği düşüncesinden hareketle bekle-gör temasının öne çıkması gerektiği değerlendirmesini yapmaktayız. Öte yandan bir handikap olarak TCMB faiz indirimleri bahse konu süreç içerisinde devam edebilir ve gerektiği durumlarda parasal sıkılaştırma yakın geçmişte olduğu üzere koridorun üst bant faiz oranından gerçekleştirilebilir" ifadelerini kullandı.

Gödek, Merkez Bankası kararının ardından Türk lirası cinsinden fiyatlanan varlıklardaki pozitif tepkiyi yadırgamadıklarını dile getirdi.

Temmuz ayından bu yana sürdürülen finansal koşulların gevşetilmesi sürecinde piyasa beklentileri ile TCMB hamlelerinin boyut açısından ayrışma eğilimini koruduğunu anlatan Gödek, "Özellikle swap piyasası fiyatlamalarının önden sinyal etkisi taşıması ve global koşulların da destekleyici olması nedeniyle negatif tepki süreci takip edilmedi" dedi.

Gödek, alınan kararın yerel varlıklar nezdinde negatif ayrışmaya neden olmasını beklemediklerinin altını çizdi.

Global finansal koşullardaki gevşeme eğiliminin ivme kaybetmesine rağmen kayda değer yakın zaman içerisinde terse dönüş sinyali taşımamasının da TCMB'nin içerisinde bulunduğu oyun alanını kullanmasına imkan tanıdığını söyleyen Gödek, "Öte yandan temmuz ayından bu yana içerisinde bulunduğumuz boyutu yüksek faiz indirim döngüsünün benzer şiddette 2020 yılında devam etmekte zorlanacağını, etmemesinin risk primi açısından da daha doğru olduğunu değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Kategoriler Ekonomi
Yorumlar